Tuvalde Yolculuk | Soyut Resim Tuval Yağlı Boya
15805
post-template-default,single,single-post,postid-15805,single-format-standard,ajax_fade,page_not_loaded,,qode-child-theme-ver-1.0.0,qode-theme-ver-10.1.2,wpb-js-composer js-comp-ver-5.1,vc_responsive
 

Tuvalde Yolculuk

Tuvalde Yolculuk

Ruhunuz şımarmaya meyilli bir gulet olsun ıssız kara parçalarından uzaklaşmaya tutkun ve yağlıboya denizler olsun ucu bucağı görünmeyen, ufkunuzu sonsuzluğa sürükleyen…

Bakarsınız fırça da bir kalem olmuş tuvale döküyor denize kur yapan adamın mısralarını !

Bir palete sığmaz elbet her coşku ve yıllara biriken özlem,

Güzel de olsa bir manzara yada natürmort değildir belki sanatsal arzusu tablo geleneğinin.

Kimbilir sonu gelen bir çağ da olabilir inanılmaz çeşitliliği, açılacak uçsuz sanat bahçelerinin…

Bir taş baskı gibi somurtkan belki de kompozisyon dayatılan o arayış içindeki gözler,

Hangi akım bağrına basacak acaba kimlik derdine düşmüş dalgalanmaları, oysa başına buyruk diretmektir sanat en umursamaz tavırla.

Kavuşmak sayılır mı bilmem bir tabloya müzayede salonunda yada sergi gününde göz göze gelince duygularla.

Dalından bir çiçeği koparmak mı çirkin yoksa ölüme terk etmek mi bilinmez.

Bırakmak mı hürriyet bir gül için öylece dalında yoksa elinden tutup hatırını bilene teslim etmek mi adalet? Belki de asalet…

Dalında güzelse çiçek

şiir de kitapta güzel o vakit taşınmamalıydı sevgilere, sevgililere…

Attila İlhan’da kalmalıydı İstanbul ağrısı sanat nesillere sızmasaydı usulca ve asilce.

Resim de koparılmamalıydı dalından öyleyse bir yalının geniş salonunda misafirlerden başkası görmemeliydi bile.

Oysa Avrupa’nın bir ucu Abidin Dino diğer ucu Fikret Mualla !

Nuri İyem diye okunur Anadolu’nun zarafeti ve Bedri Rahmi diye yazılır estetik batıda…

Dünüdür bu topraklarda açan çiçeklerin uzandığı nehirler, bugün de yükseliyor Devrim Erbil, Ergin İnan, Kemal Önsoy, Güneştekin ve nice filizler…

Güzel yarınlar işaret ediyor bugünü yetiştiren gönülden zahmetler..

No Comments

Post A Comment